By - - Filmlerdeki Boğarak Öldürme Bug’ı için yorumlar kapalı

Dizi ya da filmlerde kendini veya bir başkasını boğarak öldürmeye çalışanlara hep şahit oluruz. Öyle ki her korku-gerilim filmi ya da Aşk-ı Memnu tadında entrikalar ile dolu dizilerin vazgeçilmez sahnesidir. Peki, bu eylem gerçek hayatta başarılı olabilir mi?

Öncelikle kendinizi boğarak öldürmeyi denemenizden söz edelim. Filmlerdekinin aksine gerçekte bu imkansızdır. Nedeni oldukça basit. Diyelim ki ağzınızı ve burnunuzu sımsıkı kapadınız. Hatta vücudunuzdaki tüm gücü bileklerinize verdiniz. Fakat yine de bu eyleme ölene kadar devam etmeniz imkansızdır. Çünkü bir süre sonra oksijensiz kalan beyniniz, vücuda sinyal yollamakta zorluk çekecektir. Aynı zamanda havasız kaldığından dolayı kollarınız gücünü yitirecek ve bu durumda elleriniz önceki kadar güçlü olmayacaktır. Haliyle istem dışı kendini geri çekecektir.

Hadi diyelim bu teoriyi çürütebilecek nitelikte azimli insanlar çıktı. O halde işinizin tamamlanması için bir diğer engel ”bayılmak” olacaktır. 3.5 dakika kadar oksijensiz kalan beyin, tüm vücut fonksiyonları kapatır ve bayılırsınız. Bu durumda vücudunuza hiçbir görev veremeyeceğiniz için işiniz çoktan yarım kalmıştır.

Tıbben pek mümkün olmasa da, hadi diyelim bayılmadınız. Siz insansınız bir kere, hayattan vazgeçmiş gibi dursanız da öyle kolay olmaz o işler. *Gaza getirmiyoruz, yanlış anlamayın*

Yüksek bir yerden suya atlayıp boğulmayan adamlar bile açıkladı. İnsanlar ölüme yaklaştıkları zaman, hayatta kalma içgüdüleri giderek artar.

Şimdi bir başkasını boğarak öldürme eylemi hakkında konuşmak istiyorum. Öyle ki bu fiilin TV ekranlarında canlandırmış hali, kendimizi boğarak öldürmekten çok daha ”fail” bir durum.

Bir adam gelir, uzun süre ölümünü düşündüğü bir başka adam ya da kadın uyurken yüzüne yastık ile bastırarak onu boğar. Kurbanın çırpınmaları bittiğinde, kurban ölmüştür diye düşünülür ki aslında filmin kendine ve katile göre de kurban ölmüştür. Az önce de söylediğim gibi, kurbanın çırpınmaları yaklaşık 3.5 dakika sonra biter çünkü bayılır.

Katil kurbanı için ”öldü” düşüncesine kapılabilir. Fakat eğer katilimiz filmlerdeki kadar enayi değil ise, aynı yastığı aynı hizada 5 dakika kadar daha güçlü bir şekilde bastırması gerekecektir.

Fakat sonraki beş dakika bile istenen eylemi yerine getirebilmek için yetersiz kalabilir. Bazı insanlar 20 dakika kadar oksijensiz hayatta kalabiliyor. Beyinde kalıcı hasar oluşsa bile, bu durum mümkün. Hatta bildiğimiz kadarı ile 2015 yılında oksijensiz hayatta kalma rekoru 22 dakika kadardır.

Stig Severinsen adlı dalgıç, bu denemeyi yüzme havuzunda yapmış ve 22 dakika boyunca oksijensiz olarak su altında kalarak rekor kırmıştır. Yüzme havuzundaki basınca rağmen 22 dakika boyunca nefessiz kalmayı başaran Stig Severinsen, basınçsız ortamda bu rakamı çok daha yukarıya çekebilir.

Tüm bunları değerlendirdiğimizde ortaya çıkan sonuç, bunun iyi bir ölme-öldürme şekli olmadığıdır. Zaten biz de daha kesin yolları deneyin mesajı vermiyoruz. *lütfen yapmayın böyle şeyler*

Bunlar dışında bir de katilin o süre zarfında yakalanma durumu var. Yakalanmayı bırakın, insan yorulur yahu. Yastık biraz hava kaçırdı mı, hoop beyne oksijen gidiyor. Ayrıca 30 dakika boyunca durmadan yastık sıkılmaz ki. Adam sıkılır bir kere!

Yani anlayacağınız, bir başkasını ya da kendinizi boğarak öldürme eylemi o kadar da kolay değildir. Siz de takdir edersiniz ki, gerçek hayatlar filmlerdeki gibi değildir. *mesajımızı da vermiş olduk*

Aksi kanıtlanmadıkça bu yazıdaki tüm tespitler bilimsel gerçek niteliğindedir. Fakat en az filmlerdeki  katiller kadar enayi bir arkadaş, bu yazıyı okuduktan sonra hırs yapıp da denemeye kalkar ve ölürse, yazar kesinlikle sorumluluk taşımıyor.

Rüstem İsmailbeyli