By - - Jüpiter Yükseliyor: Peki Ya Wachowski’ler? için yorumlar kapalı

(Dikkat spoiler/ sürpriz bozan içerir.)

Bir film düşünün ki gösterildiği yılda olay yaratıyor, konusu itibariyle belki de bir çığır açıyor, yönetmenlerini ise dünyaya tanıtıp, üst bir seviyeye çıkarıyor. Hiç kuşkusuz ki Andy ve Lana Wachowski isimleri duyulduğunda akla ilk gelen Matrix Üçlemesi’dir. Bu üçlemeden sonra belli bir süre film çekmeyen Washowski’ler 2012 yılında çektikleri Cloud Atlas filmiyle gişede çok büyük bir başarı sağlamasa da, hayal güçlerinin sınırlarını zorlamışlar ve etkisi altına girebileceğimiz bir film yaratmışlardı.

Matrix Üçlemesi’yle büyük yükselişinin ardından, Cloud Atlas ile o yükselişi korumaya çalışırken ne yazık ki Jupiter Yükseliyor ile büyük bir düşüşe geçiyor Washowski Kardeşler.

 

Konusuna gelince; son derece sıkıcı, monoton bir hayatı olanı ve bu hayattan duyduğu nefreti sıklıkla dile getiren temizlikçi Jupiter Jones (MilaKunis), bir gün kendini, onu öldürmek isteyen uzaylı yaratıklar ile onu korumak isteyen insan/kurt melezi Caine (ChanningTatum)’in çatışmasının içinde bulur. Bu çatışma ve aksiyon gökdelenlerin tepesinde başlayıp, uzayın derinliklerine kadar sürecektir. Bu sürecin içinde de Jupiter Jones aslında Galaktik bir hanedanlığın yeniden hayata gelmiş bir üyesi ve dünyanın da sahibi olduğunu öğrenecektir.

Fragmana ve konusuna bakılınca ilk anda seyirciyi cezbeden film, işleyiş bakımından tam bir kaosa dönüşüyor. Senaryosu itibariyle belki bir üçleme bile olabilecek ve güzel detaylar içermesine rağmen, bu detayları anlık geçişlerle veya karakterlere söylettiği bir iki cümleyle geçiştiriyor. Bu durum hikayede ciddi boşlukların oluşmasına ve hikayenin içine girilememesine neden oluyor.

Olayların hızlı geçilmesi, özellikle aksiyon sahnelerinin çok uzun tutulması, karakterlerin derinine inmemize de engel teşkil ediyor. Filmde aralara esprili anlatımlar da serpiştirilmiş fakat filmden o kadar kopmuş oluyorsunuz ki, espriler anlamsızlaşıyor.Birçok filmde duyabileceğiniz diyaloglar, hareketler, son dakika kurtarmaları yapımı iyice klişeleştiriyor. Yani aslında senaryoda sizi şaşırtan bir yanda kalmıyor.

Filmin tek artısı teknoloji ürünlerinin tasarımı, kostümler ve 3D efektler, bunlar filmin işleyişinden ayrı olarak bakılırsa aslında iyi bir yönetmenin işi olarak görülebilecek nitelikteler. Fakat binlerce yıldır yaşayan, neredeyse ölümsüz denilebilecek bir hanedanlığın, bu kadar ilkel ve vahşi bir dürtüyle hareket ediyor olması pek de inandırıcı gelmiyor.

Jupiter Yükseliyor, sonunda seyirciye ‘Elindekilerle mutlu ol, değişmek için çabalama, durumundan, yaptığın işten memnun ol’ mesajı veriyor. Bu tuvalet temizlemek bile olsa!!

 

Gözde Dikmen