By - - Kedi için yorumlar kapalı

Dünya’da ortalama olarak 8.700.000 adet canlı türü var. Bunların bazılarına henüz isim bile koyulamadı. Bu sayı aralığı dışındaki canlıların henüz varlığından bile haberdar değiliz. Bu sayının içinde bulunan canlıların büyük bir kısmını da henüz inceleyemedik. Şimdi yaşayan bu kocaman canlı çeşitliliğinin, bir de artık yaşamayanları var. Örneğin dinazorlar gibi. Biz dinazorları biliyoruz fakat henüz bilmediğimiz daha milyonlarcası var belki.

Bizler ise bu çeşitliliğin arasına sonradan katılanlardanız. Buna rağmen nasıl bir yüzsüzlüktür ki, dünyanın tamamı bize aitmiş gibi davranmakta üstümüze yok. Dinazorların bile farklı türlere daha saygılı olduğunu düşünmeye başladım diyebilirim. Mazur görün… Öhöm konuya gelelim.

Mesela kediler! Kafamızı nereye çevirsek bu 8.700.000 tür arasında en meşhur olanlarını görebiliyoruz. Kedilerin tarihi yaklaşık 5.000.000 yıl önce başlıyor. Ve yaklaşık 10.000 yıl önce de evcilleşip uyum sağlamayı öğreniyorlar. Önceleri Afrika’da insanlar ile yaşamayı öğrenen kediler, çok kısa bir zaman aralığında tüm Dünya’da bizler ile kaynaşıp epey sıkı fıkı olmayı başarabildiler.

Hatta bardakta uyuyanları bile var.

Fakat yeni dünyanın tarihi her sene atladığında, insanlar biraz daha sert ve acımasız oluyor sanırım hayvan türleri ve doğaya karşı. Yine de bu şirin yaratıklar henüz bizden vazgeçmiş değiller, hala bayağı bir evciller. Yeryüzünde milyonlarca evde pisi pisiler hala bizlerle yaşıyor.

 

Bu pisi pisiler her ne kadar evcilleşseler de, hakim taraf olmayı ve özgürlüğü çok seviyorlar. Eh normal de tabii. Sen gel, milyonlarca yıl gül gibi yaşa. Sonra düşünebilen canlılar sıfatını taşıyan bir grup canlı gelip seni hiç olmadığın bir şeye dönüştürmeye çalışsın. Özgürlük takıntılarına rağmen bu hayvancıklar insanı sevince gerçekten aşk ile bağlanıyorlar. Fazlaca soğukkanlı ve asil görünseler de, her fırsatta sevgisini hissettirmek ister bu canlı. Bu sevginin dışa vurulmuş haline en iyi örnek sürtünmedir mesela. Bir kediye birazcık şevkat gösterin, sürtünmediği yeriniz kalmaz muhtemelen. Bu sevgi ve sahiplenme gösterisidir.

Her canlı gibi, kediler de asla ve asla koruma içgüdüleri tetiklenmeden bir insana zarar vermeye çalışmazlar. Ancak tehdit edildiklerinde ve saldırıya uğradıklarında karşılık verirler.Kedilerin ani hareketleri ve tekinsiz tavırları yüzünden, kedi görünce çığlıklar içinde kaçışanlarınız vardır. Ben şahidim, varsınız hiç inkar etmeyin.

Kediler elinizi, kolunuzu hatta ayağınızı patileri veya ağzı ile yaralıyor ise, bu onun için sadece bir oyundur. Sizi öldürmek niyetinde değil yani. Fakat kediniz 6 aydan daha küçükse, dişleri ve tırnakları gelişim sürecinde olduğu için bir yerleri tırmalamak zorundadır. Koltukları yasaklar ve ona bir tırmalama sehpası almazsanız, doğal olarak hayvancağızlar vücudunuz üzerinde şaheser yaratmak isteyeceklerdir. Yadırgamayın, küçük o daha abisi, ablası.

Bu kısacık betimleme ile ne kadarını anlatabildim bilmiyorum. Ancak gerçekten el kadar bir hayvan size iki tane pati attı diye ömrünüz boyunca çığlıklar içinde kaçışmak zorunda değilsiniz, güvenin bana.

Bu fotoğrafa bakınca benim de içim irkilmiyor değil, ama kedi bu yahu…

Bu kadarı ile kedi gibi mistik bir hayvanı anlamak ya da anlatmak pek mümkün değildir aslında. Biraz sevin, anlatılmayacak olanları da yaşacağınıza eminim.

İçerik dahilinde hayvanlara zarar verenleri ‘’İnsan’’ olarak nitelediğim için, tüm insanlıktan özür diliyor ve okuduğunuz için teşekkür ediyorum!

Rüstem İsmailbeyli